18 Ekim 2010 Pazartesi

'İpek Yolu' Türkiye’yi tehdit ediyor


Türkiye, 'İpek Yolu hastalığı' olarak da bilinen Behçet hastalığının en sık görüldüğü ülkelerin başında geliyor.


Nedeni bilinmeyen iltihaplı bir hastalık olan Behçet hastalığının görülme sıklığı farklı coğrafi dağılım gösteriyor.

Hastalığın özellikle Doğu Akdeniz havzası, Orta Doğu, Asya ve Uzak Doğu bölgesinde görüldüğünü belirten Prof. Dr. Melike Melikoğlu, Avrupa ve Amerika kıtasında da hastalığın görülme sıklığının oldukça yüksek olduğunu vurguladı.
Sıklık haritasının tarihi İpek Yolu üzerinde olması nedeniyle hastalığın ''İpek Yolu hastalığı'' olarak da bilindiğini belirten Melikoğlu, ''Türkiye, hastalığın en sık görüldüğü ülkelerin başında geliyor. Farklı saha çalışmalarında toplumda sıklığı yüz bin kişide 20-420 hasta olarak bulunmuştur'' diye konuştu.
Melikoğlu, söz konusu hastalığın ilk kez 1937 yılında Hulusi Behçet tarafından tanımlandığını hatırlatarak, ağız içi ve genital bölgede tekrarlayan ülserler, deride sivilcelenmeler, kızarık ağrılı sertlikler ve gözde iltihaplı atakların, hastalığın en önemli belirtileri olduğunu ifade etti.
YÜZDE 25 GÖRME KAYBI GÖRÜLÜYOR
Melikoğlu, hastalığın erkek ve kadınları benzer sıklıkta etkilediğini, ancak hastalığın seyrinin erkeklerde belirgin olarak daha ağır görüldüğünü kaydetti.
Hastalığın, genç yaşta, genellikle 20-30 yaşları arasında başladığını, tekrarlayan ağız yaralarının en sık başlangıç bulgusu olarak görüldüğünü ifade eden Melikoğlu, hastalığın bulgularının yaşlanmayla sönme eğilimi gösterdiğini belitti. Melikoğlu, Behçet hastalığının, hastaların çoğunda, özellikle kadınlarda, hayat kalitesini bozan, kalıcı hasar oluşturmayan, tekrarlayan deri ve mukoza bulguları ile seyrettiğine dikkati çekerek, hastaların yaklaşık yarısında oluşan göz tutulumunun en önemli özürlülük nedeni olarak kendini gösterdiğini dile getirdi.
Hastalığın, başta erkek hastalar olmak üzere yüzde 25 oranında ciddi görme kaybıyla sonlandığını vurgulayan Melikoğlu, hastalığın istenmeyen sonuçlarının önlenmesinde, erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını kaydetti.

0 yorum: