22 Aralık 2010 Çarşamba

Antibiyotik yerine soğuk plazma

Enfeksiyonel hastalıklarla savaşta kullanmak üzere antibiyotikten daha iyi bir silah keşfedilmiş olabilir.


Antibiyotiklerin yerini alma potansiyeline sahip madde yeni bir ilaç değil, fiziksel bir ürün olan soğuk plazma. Genellikle maddenin dördüncü hali olarak adlandırılan plazma, tipik olarak binlerce derece sıcaklıklarda bulunan iyonize gazlardır. Sıcak plazma, ameliyat aletlerinin sterilizasyonunda düzenli olarak kullanılıyor.
Soğuk plazmalar ise oda sıcaklığına daha yakındırlar. Araştırmacılar, 35 – 40 santigrat derece sıcaklığında ve atmosferik basınç altında dengesini koruyabilen plazmayı ancak yakın zamanda elde edebildiler. Bu da dokunmak için yeterince güvenli olduğu anlamına geliyor.
Gamaleya Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Enstitüsü’nden Svetlana Ermolaeva ve araştırma ekibi, soğuk plazmanın enfeksiyona yol açan mikroplar üzerinde ne derece etkili olabileceğini görmek istemişler. Bunun için de genellikle yaralarda görülen ve üzerlerinde yer alan biyofilm adlı koruyucu tabaka nedeniyle antibiyotiklere dirençli, yaygın iki bakteri türü olan Pseudomonas aeruginosa ve Staphylococcus aureus üzerinde bir soğuk plazma fenerini test etmişler.
Deney sonunda bakterilere ait koloninin besi kabında bulunan yüzde 99’unun, fenerin 5 dakikalık uygulanmasının ardından etkisiz hale geldikleri tespit edilmiş. Sıçanlar üzerindeki yaralarda yapılan deneyler de aynı sonucu vermiş. Fenerin doğrudan enfeksiyonlu bölgeye temas etmesi nedeniyle de çevredeki doku herhangi bir hasar görmeden kalabilmiş.
Yaptığı basın açıklamasında Ermolaeva, soğuk plazmanın mikrobiyal DNA’yı ve yüzey yapılarını hasara uğrattığını fakat insana ait dokuya zarar vermediğini anlatıyor. Oldukça kalın biyofilme sahip bazı türler bu tedavi yöntemine de direnmelerine karşın genel olarak işlem başarılı olmuş. Yeni tedavinin antibiyotiklerin işe yaramadığı ve yan etkilerin istenmediği vakalarda kullanılmasının yakın zamanda mümkün olduğu belirtiliyor.

ntvmsnbc

1 yorum:

Adsız dedi ki...

peki ya kanserojen etkisinden hiç bahsedilmemiş... eğerki biyofilm üzerinde etkiliyse dna üzerinde etkisiz olması mümkün değil sanırım biraz daha ilerlemesi gerekiyor bu teknolojinin sonra karşımızda dolyy insanlar görmeyelim:))