31 Aralık 2010 Cuma

Çevresel faktörler çeşitliliği sınırlıyor


Karayip adalarındaki kertenkelelere odaklanan yeni çalışma, canlı türlerindeki çeşitlenmeye yönelik, çevresel koşullara bağlı bir sınır noktasının bulunduğunu gösteriyor.


Tür çeşitliliğinin bir denge haline ulaşmadan önce çevresel faktörlere bağlı olarak arttığı, biyologlarca uzun zamandır kabul gören bir görüş. Bununla birlikte son dönem bazı çalışmalar, tür çeşitliliğinin bir denge haline ulaşmadan çok artışa eğilimli olduğunu öne sürüyor.
Karayipler’deki kertenkele türleri üzerine eğilen yeni bir araştırma, sınırlı yaşam alanı ve besin kaynakları ile rekabetin, popülasyonda bir denge hali yaratmak üzere hepbirlikte çalıştıkları yönündeki teoriye destek olmanın yanında, bunun zamansal sınırlarını çok daha ileriye esnetiyor.
Kaliforniya Üniversitesi’nden Daniel Rabosky ve Rochester Üniversitesi’nden Richard Glor’un yürüttükleri çalışma, dört Karayip adası olan Porto Riko, Jamaika, Hispanyola ve Küba’daki kertenkele türlerinin milyonlarca yıllık birikim desenine odaklanıyor. Çalışmada birey sayısı değil, tür sayısı dikkate alınmış.
Glor, coğrafi alanın büyüklüğünün çeşitlilikle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor, “Genel olarak baktığımızda, alanın büyüdükçe daha fazla tür sayısına ev sahipliği yapabildiğini görüyoruz. Örneğin Küba’da Anolis cinsine ait 60 tür mevcut. Fakat diğer daha küçük adalarda tür sayısı azalırken, bu sayı Jamaika’da altıya, Porto Riko’da ise 10’a iniyor.”
Princeton Üniversitesi’nden ekolog Robert MacArthur ve Harvard Üniversitesi’nden E.O. Wilson, 1960’larda, kısıtlı yaşam alanlarındaki tür çeşitlilik ve zenginliği ve bunun sınırlarını açıklayabilmek üzere ada biyocoğrafyası teorisini kurmuşlardı. Glor, MacArthur-Wilson teorisinin ekolojik zaman ölçeğini temel alarak kurulmuş olduğunu söylüyor ki bu da binlerce yıllık bir zaman dilimini ilgilendiriyor. Kendisinin Rabosky ile birlikte yürüttükleri çalışmaysa bu zamanı milyonlarca yıllık bir sürece uzatıyor.
Geçmişte biyologlar Karayip Adaları’ndaki tür çeşitliliğini inceleyebilmek için fosil kayıtlara ihtiyaç duymuşlar. Fakat moleküler yöntemlerin gelişimi, Glor ve Rabosky’nin DNA dizilimi tekniğiyle, türler arasındaki ilişkiyi koyan ağacı çizebilmelerini sağlamış. Bilimciler, dört adada bulunan kertenkele türlerindeki çeşitlenmenin milyonlarca yıl önce bir plato evresine ulaşmış olduğunu ve bir sona ulaştığını keşfetmişler.
Glor, bu denge halinin, bir türün evrimsel yolculuğunun sonu anlamına gelmediğini belirtiyor, “Kertenkeleler çevrelerindeki değişimlere uyum göstermeye devam edecekler fakat mevcut yaşam alanı içinde yeni türlerin meydana gelmesi artık mümkün görünmüyor.”

ntvmsnbc

0 yorum: