10 Kasım 2015 Salı

B17 Vitamini Aldatmacası

Muhtemelen 'Kansersiz Dünya B17 vitamini hikayesi' başlığı altında internette yayılan "Kanser diye bir hastalık yok, kanser B17 vitamini eksikliğidir" yazısını görmüşsünüzdür.
Bu kaynağa göre bu bilgi bir çok " gizli dünya yönetenlerini " rahatsız ediyor. O kadar ki, "Kansersiz Dünya" isimli kitap, halen Türkçe dahil diğer dillere çevrilmemiş!
Okuduklarınıza İNANMAYIN tek tek kaynak vererek bu yazıdaki yanlışlıkları açıklayacağım sizlere.
Keşke doğru olsa söyledikleri ve basit bir B17 vitamini takviyesiyle tedavi edilbilse kanser. İşin aslı böyle degil tabi ki!
Öncelikle kanser 200'e yakın farklı hastalığa verilen ortak ad, çoğunun özellikleri ve tedavisi farklı. Tek bir maddenin her tür kansere ve hastalığa çare olduğunu iddaa eden yazılara dikkatle yaklaşın.
Aslında B17 diye bir vitamin yok, bu bir uydurma! Evet yanlış duymadınız. Laetril isimli kansere çare olduğu iddaa edilen kimyasalın satışı Amerika’da FDA tarafından yasaklanınca bu işten para kazananlar FDA vitaminleri denetlemiyor o halde B17 vitamini olarak pazarlayalım demişler.
Laetril ‘laevo-mandelonitrile-beta-glucuronoside’ Ernst Krebb tarafından sentezlenip patenti alınan bir maddenin ismi. Diğer adı Amigdalin ya da B17 vitamini olarak da geçiyor. Aktif maddesi 'cyadine' kaysı, şeftali ve badem çekirdeğinden elde ediliyor.
Özetle, NCI raporuna göre bu madde hakkında yapılan 20 yıllk labaratuvar ve hayvanlar üzerindeki deneyler ve anektodal calışmalar Laetrilin tek başına ya da başka maddelerle kullanımının kansere karşı etkisiz olduğunu göstermiş.
Laetrilin kanser tedavisinde ilk kullanımı 1800'lerin sonunda Rusya'da yapılmış, Amerika'da 1920'lerde başlamış. Hala yaygın olarak Meksika'da kliniklerde kullanılıyor.
Laetrik kullanımı Amerika'da FDA tarafından yasaklı. Neden yasaklandığına gelince asılsız reklamlar ve içindeki cyadine maddesi yüksek dozlarda zehir özellikleri gösteriyor olması.

Laetril savunucularının kullandığı diğer örnek amigdalin (laetrilin doğal maddesi) içeriği yüksek besinler tüketen Hunza ve Karakum bölgelerinde kanser görülmüyor olması. Ancak bu izole bölgelerin insanları Batı tipi beslenmiyor, kendi yetiştirdikleri meyve, sebzeyi yiyor, çok az et tüketiyor, çok aktifler ve  işlenmiş hazır gıda hayatlarında hiç yok. Sigara kullanmıyor aşırı yemiyor ve alkol tüketmiyorlar. Kısaca, kanserden korunma için Amerikan Kanser Derneğinin tüm önerileriyle uyumlu bir hayat tarzı.
NCI (National Cancer Institute) bu konuda 2 çalışma yapmış. Öncelikle laetrille hastaları iyileştirdiğini söyleyen 400bin doktora yazı gönderilmiş ancak sadece 93 cevap alınmış ve bu vakalardan sadece 6'sında tümör küçülmesi kanıtı görülmüş. 
Bunun üzerine 2. çalışma 1981’de Mayo klinik tarafından düzenlenmiş. Bu  klinik çalışmada 175 ileri evre kanserli hastaya laetril ve metabolik tedavi uygulanmış. 1982'de ilk sonuçlar kısmı tümör gerilemesi gösterse de tedavi bittikten 8 ay sonra tüm hastalarda kanser ilerlemeye devam etmiş. Laetril ile ortalama sağ kalım 4.8 hafta birçok hastada zehirlenme belirtileri gözlenmiş. NCI 1991'de yayınlanan raporunda 20 yıllık tüm çalışmaların özeti: laetrilin anti kanser etkisi yoktur.
Bu yazıyı uzun uzadıya okumaya sabrınız olmadıysa ana fikir internette her gördüğünüze özellikle sansasyonel haberlere gözü kapalı inanmayın. Bu tür haberler zaman zaman inandırıcılığını arttırmak için altında haber ile alakasız saygın üniversite ve kuruluş isimleri ile yayınlanabiliyor. Mutlaka kuşku duyduğunuz haberleri araştırın.
İntegratif kanser tedavisi denilen bir alan var, Amerika ve Avrupa’da standart tedavi yanında tamamlayıcı ve araştırılmışyardımcı terapiler bu konuda uzman bir onkolog kontrolünde hastaların durumuna göre uygulanıyor. Bunun önemi ve değerine inaniyorum doğru bilginin ardından gitmek ve her konuda doktorunuza danışmak kaydıyla.

0 yorum: