19 Kasım 2015 Perşembe

Güneş Sistemi’ndeki En Uzak Gök Cismi Keşfedildi

Astronomlar Güneş Sistemi’mizin içinde bugüne kadar keşfedilmiş en uzak gök cismini keşfetti. Güneş’e olan uzaklığı Plüton’dan üç kat daha uzak olan ve literatüre V774104 ismi ile giriş yapan gezegenin çapı 500 – 1000 kilometre civarında olduğu tahmin ediliyor. Bilim insanlarının bu gök cisminin gerçek yörüngesini ortaya çıkarması ise yaklaşık bir yıl sürecek, ancak bu sürecin sonunda, tuhaf yörüngeleri başka dev gezegenlere veya komşu yıldızlara bağlı olan ‘ekstrem güneş sistemi üyeleri’ grubuna dahil edilmek durumunda kalabilir.
Maalesef bu gruba dahil olan gök cisimlerinin yörüngelerini Güneş Sistemi’nden bildiklerimizle açıklamak mümkün değil. V774104 adlı gök cismi Güneş’ten tam 15.4 milyar kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bu uzaklık aynı zamanda 103 astronomik birime denk düşüyor. (1 Astronomik birim, Dünya ile Güneş arasındaki mesafe kadardır.)
Dolayısıyla bu gök cismi sonunda iki gruptan birine dahil olacaktır. Eğer yörüngesi itibariyle Güneş’e biraz daha yakın konuma gelirse, bu durumda ‘buzdan gezegenler’ dediğimiz gezegenlerin olduğu ve Neptün’ün Güneş ile girdiği kütleçekimsel ilişki ile davranışlarını tanımlayabildiğimiz gruba dahil edilecek. Ancak yörüngesi onu Güneş’ e yaklaştırmazsa o zaman ender rastlanan bir tür olarak Sedna ve 2012 VP113 adlı iki gezegenin olduğu gruba dahil edilecek.
En son bahsi geçen bu iki cüce gezegen asla Güneş’e 50 astronomik birimden daha yakın bir konuma gelmez ve yörüngelerini dönerken 1000 astronomik birime kadar uzaklaşabilirler. Bu sebepten dolayı Washington’da bulunan Carnegie Institution for Science’tan gökbilimci -aynı zamanda mevcut araştırmayı American Astronomical Society toplantısında sunan- Scott Sheppard bu gök cisimlerine “içeri Oort bulutu nesneleri” adını veriyor ve böylelikle onları 30 ila 50 astronomik birim uzaklıkları kapsayan Kuiper Kemeri cisimlerinden ayırıyor. Oort Bulutu ise hipotetik (varsayımsal), buzsu cisimlerle son derece seyrek olarak ikame olan ve bin astronomik birim uzaklığa kadar genişletilebilen bir küredir. Bu küre Güneş Sistemi’nin sınırına ve güneşin kütleçekimsel etkisinin sonuna (varsayımsal olarak sıfıra) yaklaştığı alanı tanımlamaktadır.
İçeri Oort bulutu nesnelerini ilginç kılan şey ise, egzantrik sayılabilecek yörüngelerinin güneş sistemi’nin bilinen yapısı veya yapıları ile açıklanamaması ve başka verilere / bilgilere (muhtemelen yörüngelerini değiştiren veya bozan etkilere) ihtiyaç duyulmasıdır. Muhtemel açıklamalardan ikisi ise şöyle : uzaklarda bir yerde göremediğimiz dev bir gezegenin yörüngesinde dönüyor olabilirler veya Güneş sistemi’nden atılan yine bir dev gezegen yolculuğu sırasında bu cüce gezegenlerin yörüngelerini bozuyor olabilir.
California Institute of Technology’den Mike Brown’a göre ise bulgular ekstrem nesnelerin cazibesinin göstergesi, ancak yine de Sheppard V774104’ün yörüngesini ortaya çıkarana kadar ona ilginç ya da değil diyemeyiz. Bir diğer yandan ise Brown, 2005’te en uzak gezegen olarak keşfettiği Eris cüce gezegeni – 97 astronomik birim uzaklıkta-  ile 10 yıldır  rekoru elinde tutmaktaydı. V774104’ün yörüngesi ne çıkarsa çıksın artık bu unvanı devretmesi gerektiğini kabul ediyor.

0 yorum: