5 Mayıs 2016 Perşembe

Gezegen 9 Var Mı?







Ressam gözüyle Gezegen 9 (Caltech/R. Hurt (IPAC)).

Bilim insanları bu yılın başlarında gökbilim dünyasına adeta bomba gibi düşen bir çalışmayı tartışıyor. Bilindiği üzere Güneş’ten oldukça uzakta, Oort bulutu içinde bir gezegen olması gerektiği öne sürülmüştü. Varlığı matematiksel olarak öne sürülen Gezegen 9 henüz gözlemsel olarak doğrulanmadı. Kuramcıların bir kısmının böylesi bir yörüngede gezegen olması üzerine ciddi itirazları var.

 Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden (CfA) bir grup araştırmacı gezegen varlığını, daha doğrusu nasıl oluşmuş olabileceğini öne süren bir dizi senaryoyu test etti. Sonuç ise inanılmazdı: böyle bir gezegenin var olma olasılığı çok zayıf. Böylece Gezegen 9 tartışması yanında kocaman bir ünlem işaretiyle gittikçe alevlendi.

CfA’dan gökbilimci Gongjie Li: “Gezegen 9’un var olmasına ilişkin çeşitli kanıtlar var, ama bunlar gezegenin nasıl oluştuğunu açıklamıyor” diyor. Söz konusu makale Astrophysical Journal Letters’da yayınlanmak üzere kabul edildi.

Gezegen 9, Güneş’ten 400-1500 astronomi birimi uzaktadır. Bilindiği gibi 1 astronomi birimi Dünya ile Güneş arası uzaklıktır. Yani Gezegen 9, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerden çok daha öteye yerleşmiş bir konumda. Tartışmanın ana unsuru da: Böylesi sıra dışı yörüngeye sahip bir gezegen nasıl oluşmuş olabilir? Burada mı oluştu, iç sistemden dışarı mı atıldı, yoksa başka bir yıldızdan koparak bu noktaya mı taşındı?

Li ve makale eş yazarı Michigan Üniversitesi’nden Fred Adams üç ihtimali ele alan milyonlarca bilgisayar benzetimleri gerçekleştirdi. En çok üzerinde durulan başka bir yıldızdan koparak sistemimize katılmış olmasıydı. Böyle bir etkileşimde gezegenin bağlı olduğu yıldızdan oldukça geniş ve eliptik bir yörüngeye sahip olması gerekirdi. Güneş erken dönemde birkaç bin yakın komşu yıldızdan biriyle karşılaşmış olabilir ki Güneş sistemi oluşurken böylesi yakınlaşmalar sıkça gerçekleşmiş olmalı.

Ancak, Gezegen 9’un bir yıldıza bağlı iken Güneş Sistemi içine çekilmesi olasılıklardan biri. Li ve Adams bu olasılığı hesapladı. Buna göre en iyi ve abartılı koşullara rağmen ihtimal %10’da kaldı. Üstelik şu an ki kabul gören yörüngesi için gezegenin bizden şimdikinden daha uzaktayken sistemimize girmiş olması gerektiğini fark ettiler.

CfA’dan gökbilimci Scott Kenyon ve Utah Üniversitesi’nden Benjamin Bromley’e göre bunun başka bir çözümü olabilir. Ona göre Gezegen 9 geniş bir yörüngede çeşitli varsayımların bir araya gelmesiyle oluşmuş olabilir.

“Güneş Sistemi’nde ekstra gaz devi doğmuş olabilir ki en basit çözüm budur” diyor Kenyon.

Onlara göre Gezegen 9, Güneş’e daha yakın bir yerde oluşmuş, ancak gaz devleri Jüpiter ve Satürn’ün etkisiyle zamanla daha büyük bir yörüngeye oturmuş olabilir.

“Bir salıncaktaki çocuğu ittiğinizi düşünün. Her seferinde aynı kuvveti uygularsanız salıncak daha uzaklara ve yükseğe gidecektir. Benzer şekilde bu gezegen Güneş Sistemi’nin dışına itilmiş olabilir ki bu durumda sisteme dışarıdan giriş olamayacaktır” diyor Kenyon.

Kenyon ve Bromley ayrıca Gezegen 9’un daha uzak bir yerde oluşma olasılığına baktı. Yakından geçen bir yıldızın itmesiyle belirli yoğunluğa sahip bir gaz kütlesinin sistemimiz içine sokulup gezegen oluşmuş olabileceğini gördüler.

“Bu senaryoların en güzel kısmı başka bir yerdeki oluşumlarla yani gözlemsel verilerle desteklenebilir olmasıdır. Eğer gezegen yerinde oluşmuş ise dev bir Pluto, dağınık gaz kütlesinin yoğunlaşmasıyla oluşmuş ise soğuk bir Neptün gibi görünecektir” diyor Kenyon.

Li’nin bu çalışması Gezegen 9’un oluşumu veya göç etme zorunda kalması senaryoları hakkında fikir vermektedir. Doğru senaryoya belki de Güneş’in hangi yıldız kümesinde doğduğunun belirlenmesiyle ulaşılabilir. Gezegen 9 eğer çok geniş bir yörüngede doğduysa dışarıdan gelebilecek kütle çekim kuvvetlerine karşı savunmasız kalacaktır. Bu nedenle Gezegen 9’un Güneş’in doğduğu kümeden ayrılmasıyla şimdiki yörüngeye yerleşmiş olması daha muhtemeldir.

Li ve Adams son olarak Gezegen 9’un başka bir yıldıza bağlı olmayıp Güneş’in yakaladığı bir serbest gezegen olup olmadığına baktı. Ancak bunun olma şansının %2’lerde kaldığını gördüler.

Sonuç olarak Gezegen 9 gözlenemedi. Gözlenene kadar ya da daha net bilgiler gelip olmadığı söylenene kadar tartışması sürecek. Optik teleskoplardan daha çok Hubble’ın kızılötesi gözlem yeteneği ya da kızılötesi alanda gözlem yapma yeteneği olan bir başka teleskopun verileriyle sonuca ulaşılabilir. Eğer bu da olmazsa 2018’i yani James Webb Uzay Teleskopu’nun göreve başlamasını bekleyeceğiz.

0 yorum: