15 Kasım 2016 Salı

İlk Kez Fosilleşmiş Bir Dinozor Beyni Dokusu Bulundu ve Sanıldığından Daha Karmaşık



Söz konusu avcılık kapasiteleriyse dinozorlar bu konuda korkutucu bir üne sahiptir fakat aynı ünü zekâları için söyleyemiyoruz. Bu durum, kısmen pek çok türün görece küçük beyinli olmasından kaynaklanır. Çünkü kafaları, neredeyse tamamen koruyucu bir doku ile doludur ve bu doku yoğunluğu, gri madde için çok küçük bir alanın kalmasına sebep olur.

Fakat güncel bir fosilleşmiş beyin dokusu keşfi, bu düşünceyi yanlışlayabilir.

Söz konusu bu fosilleşmiş beyin dokusu, İngiltere’nin Sussex kentindeki Bexhill sahilinde bulundu. Fosil, tanımlanmış ilk dinozor türlerinden olan Iguanodon benzeri büyük bir otçul dinozorun beyin dokusunu barındırıyor.

Yaklaşık 133 milyon yıl önce ilkel Kretase Dönemi sürecindeki kayalar arasında bulunan fosil, tortulların zamanla kafatası içini doldurduğu bir endocast, yani bir kafatası boşluğu kalıbı.

Endocast fosilleri, geçmişte de bulunmuştu ancak bu örneğin bir farkı var; beyin dokusu mineralleşmiş. Bu da orijinal dokunun bazı ince yapılarına dair kayıtlar yapılabileceği anlamına geliyor. Elektron mikroskobuyla fosile bakıldığında, bu yapının çok ince ayrıntıları üzerinde çalışmalar yürütebilmek mümkün hale gelebiliyor.

Fosil, ayrıca, dinozorun beyin-omurilik zarına (dayanıklı, kollagen dış zarıyla ana beyni koruyan) dair de deliller ortaya koyuyor. Öte yandan, örnek yüzeyi boyunca oluk şeklinde ilerleyen küçük kan damarları üzerinde çalışma yapmak da mümkün olabilecek.

Bunun yanı sıra, beyin korteksinin (beynin nöronlar bulunduran fonksiyonel kısmı) bir kısmını oluşturmuş olabilen daha derin dokular hakkında da ipuçları sunabilir.

Bu seviyede bir korunma mümkündür çünkü beyin dokusu, mineralleşmeden önce etkin bir asitlenme sürecine maruz kalmış olabilir. Belki de dinozor, asidik açıdan oldukça yüksek ve oksijen bakımından oldukça düşük seviyeye sahip bir su birikintisi kenarında ölmüş olabilir.

Yumuşak dokular, fosfat ve demir mineralleri tarafından korunmuş ve bilgisayarlı tomografi taralamaları, fosilin aynı zamanda yaprak, ince dal parçaları ve kemik gibi tortullar da içerdiğini gösteriyor.

İlk gözlemleri bir araya getirdiğimizde, dinozorun bitki dolu, bataklı bir çevrede öldüğü görüntüsü ortaya çıkıyor. Belki de dinozorun kafası bir nehir ya da göl yatağındaki tortullar içerisine gömülü halde kalmış ve oksijen yetersizliği, beyin dokusunun bozulmasını engelleyerek mineralleşmesine sebep olmuştur.

Dinozorların beyinlerinin olduğu bulgusuna ulaşmak şaşırtıcı olmasa da bu dokuların milyonlarca yıl boyunca korunabileceğini görmek oldukça dikkate değer.


“Kuş Beyinli” Dinozorlar

Örnek, aynı zamanda da bazı bilim araştırmacılar için dinozor zekâsının kaba birer işareti olarak kullandığı beyin büyüklüğüne dair de bilgi verebilir.

Timsahlar gibi modern sürüngen beyinleri, genellikle kalın bir koruyucu dokuyla çevrilidir. Araştırmacılar, daha önceden, kafatasının yarı hacmini dolduran bir beyin dokusunun varlığını düşünerek dinozor beyinlerinin de aynı olabileceğinden şüpheleniyorlardı.

Fakat, Iguanodon benzeri bir dinozora ait olduğu düşünülen beyin fosilinde, koruyucu zar 1 mm kalınlığında. Bu da bu dinozorun kafatasının büyük bir bölümünün -daha çok kuşlarınkine benzer bir yapıda- dolu olduğu anlamına gelebilir. Dolayısıyla, Iguanodon‘un düşünülenden daha zeki olduğu tahmininde bulunabiliriz.

Öte yandan, fosilin korunma sürecinde beynin kafatası içerisindeki yerçekimine maruz kalan pozisyonu koruyucu dokunun ezilmesine ve olduğundan daha ince bir yapı almasına sebep olmuş olabileceğini de göz önünde bulundurmamız gerekiyor.

Ancak bu bulguları doğrulamak için daha fazla örnek üzerinde araştırmalar yapılması gerekiyor. Sevindirici olan ise bu tarz hassas dokuların da aslında korunabileceğini görmek, yeni keşiflerin yapılabilmesindeki umudumuzu da arttırıyor.

Kaynak

0 yorum: