17 Kasım 2016 Perşembe

Nobel Ödülünden Kurtulmak Zorunda Olmak!



Naziler Kopenhag’ı yeni almışlardı ve Kopenhag sokaklarında yürüyorlardı. Fizikçi Niels Bohr’un 2 Nobel Ödülü’nü kaybetmesi için sadece saatleri ve belki de dakikaları vardı.

Nobel madalyaları 23 karat altından yapılmaktadır. Oldukça parlak ve üstleri yazılı olan bu madalyalar, kolaylıkla fark edilebilir. Naziler, hiçbir altının Almanya’dan ayrılmayacağını duyurmuşlardı. Fakat birisi Yahudi diğeri Nasyonal Sosyalistlerin muhalifi olan iki bilim insanı, madalyalarını gizlice Kopenhag’daki Bohr’un teorik fizik enstitüsüne göndermişlerdi. Bu davranışları, eğer delil bulunabilirse, kesinlikle idamlık bir suçtu.

Rahatsız edici bir şekilde, bu deliller Bohr’un binasında kolaylıkla bulunabilirdi. Çünkü 1914 yılında Nobel Fizik Ödülü kazanan Max von Laue’ye ithafen madalyasının üstüne Von Laue ve 1925 yılında Nobel Fizik Ödülü kazanan James Franck’e ithafen madalyasının üstüne Franck yazılmıştı.

Bu yazılar aslıda iki bilim insanının ölüm fermanının da imzasıydı. Bohr’un enstitüsü, Yahudi bilim insanlarını yıllarca kendine çekip korumuştu. Nazilerin hedefinde Niels Bohr vardı. Bohr’un kendisi de hedefte olduğunu biliyordu. Fakat elindeki bu iki Nobel Ödülüyle ne yapacağını bilmiyordu.



Nobel Madalyasından Nasıl Kurtulursunuz?

Naziler Kopenhag’a geldiği gün, ilerde kendi Nobel Ödülü’nü kazanacak olan Macar kimyager Georgy de Hevesy, Bohr’un laboratuvarında çalışıyordu. Hevesy ilk olarak madalyayı gömmeyi Bohr’a teklif etti. Fakat Bohr bunu kabul etmedi. Çünkü Almanlar’ın gelip yerleri kazma ve her tarafı arama ihtimalleri vardı. Bu çok tehlikeli olurdu.

Bundan dolayı Hevesy düşüncelerini kimyaya yönlendirdi. Belki de madalyaları kaybetmesi gerekiyordu. İlk madalyayı eline aldı ve madalyayı çözmeye karar verdi. Naziler Kopenhag sokaklarında yürürlerken, Hevesy, Laue’nin ve James Frank’ın madalyalarını çözmekle meşguldü.

Fakat tabii ki bu işlemle sonuca ulaşmak o kadar da kolay değildi. Çünkü altın kararmayan, karışmayan ve çözülmeyen oldukça kararlı bir elementtir. Tek bir emülsifiye edici madde ile, kral suyu ile altını çözebilirsiniz. Kral suyu, üç birim hidroklorik asit ile bir birim nitrik asidin karıştırılması ile oluşturulur. Aşağıdaki videoda altının kral suyu içerisinde çözünmesini izleyebilirsiniz.



Videoda da görebileceğiniz gibi, altını çözmek yavaş işleyen bir süreçtir. Nitrik asit, altın atomlarının arasındaki bağı zayıflatır ve bu boşluklara klor iyonlarını kullanıp altını dönüştüren hidroklorik asit girer. Videoda altının çözünme işleminin hızlandırılmış gösterimini görüyorsunuz. Ayrıca bir durumu daha vurgulamak gerekiyor. Hevesy’nin elinde az miktarda altın da yoktu. Hevesy, iki büyük altın Nobel madalyasını çözmek zorundaydı.

De Hevesy için bu akşamüstü oldukça eziyetli geçti. Fakat sonunda iki altın madalya da hafif şeftali rengi ve daha sonra parlak turuncuya dönüşen renksiz bir solüsyona indirgendi. Naziler geldiğinde, çözülen iki madalya solüsyon içerisinde laboratuvar raflarına kaldırılmış haldeydi.

Nazilerin elinden kurtarılan madalyalar, sürekli solüsyon içerisinde kalmadı tabii ki. 1950 yılı Ocak ayında Hevesy bu süreci tersten işletti ve altının solüsyon içerisinde çökelmesini sağladı. Daha sonra bu altınları Stockholm’deki Swedish Academy’e gönderdi. Nobel Kurumu daha sonra madalyaları yeniden Laue ve Franck adına üreterek 1952 yılında sahiplerine verdi. Profesör Frank, madalyasını Chicago Üniversitesinde düzenlenen bir törenle 31 Ocak 1952 yılında yeniden aldı.

Niels Bohr’un da o dönemde Nobel Ödülü vardı fakat Bohr bu ödülü bir açık artırma ile 1940 yılı Mart ayında satıp parasını Finlandiya için kullanmıştı. Açık artırmayı kazanan kişinin kimliği bilinmiyor fakat daha sonra bay bilinmez bu madalyayı Danimarka Tarih Müzesi’ne verdi ve bu madalya hala burada sergileniyor. Üç bilim insanı, üç madalya. Her biri madalyasını ya satmak ya da çözmek zorunda kaldı. Savaş zamanlarında Nobel Ödülleri sahiplerinin elinden bir şekilde çıkıyor gibi görünüyor.

Kaynak

0 yorum: